1. Eğitim Psikolojisinin XVII – XIX. Yüzyıl Sonuna Kadar Gelişim Tarihi (I. Aşama)
Eğitim psikolojisi, pedagoji ve psikolojinin kesişim noktasında ortaya çıkmıştır. Bir bilim dalı olarak gelişiminin üç aşaması ayırt edilmektedir.
XVII. yüzyılın ortalarından XIX. yüzyılın sonuna kadar olan dönem birinci aşamayı kapsar.
Bu aşama; J. A. Comenius’un, J. J. Rousseau’nun, J. H. Pestalozzi’nin, K. D. Ushinsky’nin, P. F. Kapterev’in ve diğer düşünürlerin genel didaktik fikirlerinin oluşmasıyla karakterize edilir.
- Comenius ve Pestalozzi’nin eserlerinde eğitimin psikolojik yönleri belirli düzeyde ele alınmıştır.
- A. Disterweg ve K. D. Ushinsky’den itibaren ise öğrenci ve öğretmen psikolojisinin incelenmesine daha geniş yer verilmiştir.
Bu dönemde Ushinsky’nin “İnsan Eğitimin Konusu Olarak” adlı eserinde:
- İnsan hakkında bütüncül bir eğitim-psikolojik konsept sunulmuş,
- Çocuğun eğitim ve öğretimin merkezinde yer alması gerektiği özellikle vurgulanmış,
- Eğitim sürecinin en verimli şekilde düzenlenebilmesi için insan kişiliği ve psikolojisinin kapsamlı biçimde incelenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Eğitim psikolojisinin bilim olarak gelişmesinde P. F. Kapterev’in hizmetleri de büyük önem taşır:
- “Eğitim Psikolojisi” terimini bilimsel literatürde ilk kez kullanmış,
- 1877’de yayımlanan “Eğitim Psikolojisi” kitabı sayesinde bu terim bilim dünyasına resmen girmiştir,
- “Eğitim” kavramını bilime ilk kez dahil etmiş,
- Eğitimi öğretim ve terbiyenin bir bütünü (sentezi) olarak ele alarak bu alanın metodolojik temelini psikolojik açıdan oluşturmaya çalışmıştır.
(Benzer içerikli E. Thorndike’ın kitabı ise 1903’te yayımlanmıştır.)
Ayrıca S. T. Shatsky:
- Sosyalleşme sürecinde eğitimin insancıl ve demokratik temelde dönüştürülmesi konseptini geliştirmiş,
- Bu modelin uygulanma yollarını göstermiştir.
I. aşamanın genel özellikleri şunlardır:
- Eğitim psikolojisinde I. Newton’un mekanik yasalarının, C. Darwin’in evrim teorisinin, J. Locke’un duyumculuk (sensualizm) anlayışının ve çağrışımcı psikoloji görüşlerinin etkisiyle mekanik ve assosiyatif yaklaşımların baskın olması,
- Psikolojik süreçlere daha çok biyolojik ve mekanik ilkeler üzerinden açıklama getirilmesidir.
2. Eğitim Psikolojisinin XIX. Yüzyılın Sonlarından XX. Yüzyılın Ortalarına Kadar Gelişim Tarihi (II. Aşama)
İkinci aşama, XIX. yüzyılın sonlarından XX. yüzyılın ortalarına kadar olan dönemi kapsar.
Bu aşamada eğitim psikolojisi önceki yüzyılın pedagojik görüşlerini genelleştirerek, psikolojik ve psikofizyolojik deneylerin sonuçlarından yararlanarak bağımsız bir bilim dalı olarak şekillenmiştir.
Bu dönemin başlangıcı için eğitsel deneylerin (pedagojik eksperimanların) ortaya çıkması karakteristiktir.
Deneysel araştırmalar özellikle şu konulara yönelmiştir:
- Konuşmanın gelişimi, hafıza süreçleri, zeka gelişimi, alışkanlık ve beceri oluşumu, bilişsel süreçler.
Alan için en önemli bilim insanları ve katkıları:
- E. Claparède
- Çocuğun kendi kendine gelişim (öz-gelişim) mekanizmalarını incelemiş,
- Bu sürecin ana mekanizması olarak “oyunu” kabul etmiştir.
- W. Stern
- Çocuğun kişiliğinin bütünsel yapısını ve ahlaki gelişimin psikolojik mekanizmalarını incelemiş,
- Sosyal çevrenin çocuğun öz-farkındalık kazanmasında ve iç dünyasını yapılandırmasında yardımcı olduğunu savunmuştur.
- K. Bühler
- Çocuğun psikolojik gelişiminde biyolojik faktörlerin belirleyici etkisini esas alan bir gelişim teorisi ortaya koymuş,
- Zeka gelişimini yaratıcı bir süreç olarak değerlendirmiş,
- “Çocuğun Manevi Gelişimi” adlı eserinde bu süreci açıklamaya çalışmıştır.
- Ch. Bühler
- Gelişimsel dönem krizlerinde psikolojik gelişimin gerileme (kısmi regresyon) olasılığını bilimsel olarak tanımlamıştır.
- A. Binet
- Çocuk psikolojisinde test ve standart (normatif) değerlendirme alanlarının kurucularından biri olmuş,
- Çocuğun düşünme yetisinin deneysel olarak incelenmesi için yöntemler geliştirmiş,
- Zeka gelişiminde gerilik yaşayan ve özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar için test temelli bir ölçme sistemi oluşturmuştur.
- A. Binet, B. Henri, Th. Simon (Fransa) ve J. M. Cattell (ABD)
- Çocuğun entelektüel kapasitesini izlemek,
- Aynı zamanda eğitim programlarının hazırlığı ve öğretim sürecinin bilimsel yönetimi için mekanizmalar geliştirmek amacıyla çalışmalar yürütmüşlerdir.
Bu dönemde ayrıca:
- Almanya’da E. Meumann’ın önderliğinde, okullarda araç ve cihazlarla donatılmış psikolojik ve eğitsel laboratuvarlar kurulmuştur.
- C. H. Selli, 1889’da “Çocuk Psikolojisi Üzerine Denemeler” adlı kitabıyla öğrenci tipolojisini deneysel bir yaklaşımla incelemiştir.
XX. yüzyıl başlarında Batı’da:
- S. Hall, C. Bolduin (Baldwin), V. Preyer, W. Stern, E. Claparède, E. Meumann vd. tarafından, psikoloji, fizyoloji, anatomi ve sosyolojiyi birleştiren “Pedoloji” (çocuğun kompleks incelenmesi bilimi) geliştirilmiş, ancak bu alan uzun süre varlığını sürdürememiştir.
Rusya’da 1917 sonrası:
- Pedoloji alanı için uygun koşullar oluşmuş, pedoloji çocuk gelişimini bütünsel inceleyen karma bir bilim olarak değerlendirilmiştir.
- Fakat 1936’da, “Eğitim sisteminde pedagojik çarpıtmalar hakkında” kararı ile pedoloji resmen bilim olarak kaldırılmıştır.
L. S. Vygotsky ve Kültür-Tarihsel Yaklaşım
L. S. Vygotsky, eğitim psikolojisinin gelişiminde çok önemli bir yere sahiptir.
- Çocuğa kültür-tarihsel bir varlık olarak yaklaşmış,
- Sosyal çevre, toplum ve eğitim olmadan gelişimin mümkün olmadığını savunmuştur.
- Psikolojik olayları iki seviyede tanımlamıştır:
- Doğal (natural) seviye – biyolojik ve genetik faktörlerle şekillenir,
- Kültürel seviye – tamamen sosyal faktörlerin etkisiyle oluşur.
- Çocuğun potansiyelini belirlemek için deneysel-genetik yöntemi geliştirmiştir.
- Çocuğun öğrenme sürecinde gelişimini açıklamak için “Yakınsal Gelişim Alanı / Bölgesi” (Zone of Proximal Development) teorisini ileri sürmüş,
- Buna göre: öğrenme, gelişimin öncüsüdür ve çocuğun gerçek potansiyeli yetişkinlerle işbirliği içinde ölçülebilir.
Bu fikirler daha sonra:
- L. V. Zankov’un gelişimsel öğretim teorisinde,
- P. Y. Galperin’in zihinsel eylemlerin aşamalı oluşumu konseptinde,
- A. V. Zaporozhets’in iradi hareket gelişimi yaklaşımında,
- D. B. Elkonin’in öğrenme etkinliği teorisinde,
- V. V. Davydov’un içerik genelleştirme modelinde geliştirilmiş ve devam ettirilmiştir
3. Eğitim Psikolojisinin XX. Yüzyılın 1950’li Yıllarından Sonraki Dönemde Gelişim Tarihi (III. Aşama)
Eğitim psikolojisinin bilimsel gelişiminin üçüncü aşaması XX. yüzyılın 1950’li yıllarında başlamıştır. Bu aşamada eğitim psikolojisinin kuramsal ve metodolojik temelleri hazırlanmış, öğrenme sürecinin organizasyonuna ilişkin farklı teori, yöntem ve uygulama biçimleri ortaya çıkmıştır. Bu da eğitim psikolojisinin bağımsız bir bilim alanı olarak güçlenmesinin temel koşullarından biri olmuştur.
- 1954’te B. F. Skinner, programlanmış öğrenme teorisini geliştirmiş,
- 1960’ta L. N. Landa ise bu yaklaşımın algoritmik öğrenme modelini oluşturmuştur.
Bu dönemde ayrıca:
- V. Okon, M. İ. Mahmudov ve J. Dewey, öğrenmenin problem çözme sürecine dayanması gerektiği fikrini savunmuş,
- O. Selz, K. Duncker, S. L. Rubinstein ve A. M. Matyushkin’in düşünmenin yapısı ve doğası üzerine görüşlerini genelleştirerek problem temelli öğrenme konseptinin oluşmasına katkı sağlamışlardır.
P. Y. Galperin’in Kuramı (Zihinsel Eylemlerin Aşamalı Oluşumu)
1950’li yıllarda P. Y. Galperin’in “Zihinsel Eylemlerin Aşamalı Oluşumu” (Basamaklara göre zihinsel etkinliğin şekillenmesi) kuramı ortaya çıkmıştır. Bu kuram, Galperin’in kendisi ve öğrencileri tarafından geliştirilmiştir.
Bu kuramın temel düşünceleri:
- İnsan zihinsel faaliyetleri doğuştan hazır biçimde edinmez, düşünmeyi ve zihinsel işlemleri sonradan öğrenir.
- Öğrencilerin bilgiyi edinme süreci, belirli bir çalışma ve etkinlik sistemi içinde gerçekleştikleri görevler aracılığıyla şekillenir.
- Öğretmenlerin görevi yalnızca öğrencinin ulaştığı sonuca değil, bu zihinsel süreçlerin nasıl oluştuğunu da izleyip, yönlendirmek ve kontrol etmektir.
Bu anlayış bilinç ve etkinliğin birliği ilkesine dayanır. Bu ilkeyi temel alarak P. Y. Galperin, N. F. Talızina ve diğer araştırmacılar, öğrenme sürecini bilgilerin edinilmesi ve zihinsel becerilerin gelişimi sırasında gerçekleşen kontrollü bir psikolojik süreç olarak değerlendirmişlerdir.
Diğer araştırmaların genel sonuçları:
- N. A. Menchinskaya, G. S. Kostyuk, Ş. A. Amonashvili ve diğer bilim insanlarının çalışmalarına göre:
Öğrenme materyalinin etkili biçimde edinilmesi ve öğrencide düşüncenin gelişimi, öğretimin içeriğine, yapısına ve yöntemlerine bağlıdır.
KAYNAKÇA
1.Əliyev B., Əliyeva K., Cabbarov R. Pedaqoji psixologiya. Bakı., 2011.254 s.
2.Əliyev B.H.,Cabbarov R.V.Təhsildə şəxsiyyət problemi. Bakı., 2008
3.Əlizadə Ə.Ə, Əlizadə H.Ə. Pedaqoji psixologiya. Bakı., 2010.
4.Psixologiya. S.İ.Seyidov və prof. M.Ə.Həmzəyevin elmi red. Ilə. Bakı , “Nurlan”, 2007
5.Əlizadə Ə.Ə.Müasr Azərbaycan məktəbinin psixoloji problemləri.Bakı., 2004
6.Bayramov Ə., Əlizadə Ə.Psixologiya. Bakı., 2002
7.Həmzəyev M. Pedaqoji psixologiya. Bakı., 2002
8.Мананникова Е.Н. Педагогическая психология. М., 2008
9.Выготский Л.С. Педагогическая психология. М., 1996
