Paz. Oca 25th, 2026

Güven… İnsan yaşamının en temel duygularından biri. Ancak basit bir “birine inanmak” hâli değildir; bazen bir insana, bazen bir sisteme, bir çağa, hatta bir hayvana veya bir bitkiye bile duyulabilir. İnsanın en eski dönemlerinden günümüze kadar uzanan bu duygu, kimi zaman yaşamı inşa eden, kimi zaman ise tüm yapıları bir anda yerle bir eden hassas bir dengedir.

Tarihsel Bir Yansıma: Bitkilere Güvenmek

Simya dönemlerinde insanlar “ölümsüzlük iksirini” bulmak için bitkilerden medet umuyordu. Bitkilerin özlerine bir anlam yüklemiş, onlara güvenmişlerdi. Bugün modern çağda pahalı markaların “doğal özler” üzerinden kurduğu parfüm imparatorluğu bile aslında insanın hâlâ doğaya, bitkilere güvenme eğiliminin bir başka yansımasıdır.

Güven, sadece insana duyulan bir bağlılık değildir; insan inanmak istediği her şeye bağlanabilir.

Güvenin Kırılganlığı: İlişkilerde Gidip Gelen Duygular

Temiz kalpli bir insan olduğunuzu düşünün. Hoşlantı duyduğunuz kişiye duygularınızı açıkladığınızda, içten gelen bir güven bağı kurarsınız. Ancak karşılık bulmadığınız an, bu güven hızla güvensizliğe dönüşür.

Beklenti ne kadar yüksekse, hayal kırıklığı da o kadar derin olur.

Aynı durum arkadaşlık ilişkilerinde de görülür. Bir ekmeğinizi paylaştığınız, zor zamanlarınızda yanınızda sandığınız kişi… çıkarı bittiğinde sizi yok sayabiliyorsa, güven yine yerle bir olur. Ve ne kadar “ders çıkardım” deseniz de, bir sonraki tanışmada aynı duygusal döngü yeniden başlayabilir.

İnsan bazen en çok tekrarladığı hatalardan öğrenmekte zorlanır.

Hayvanlarla Kurulan Güven: Gerçek mi, İçgüdü mü?

Bir kediyi düşünün. Ona yemek verirsiniz, o da size sokulur. Moraliniz bozuk olduğunda yanınıza geldiğinde “beni anlıyor” diye düşünmek istersiniz. Fakat aslında işin biyolojik tarafı ağır basar: İçgüdü… Açlığını gideren kişiye yakınlık.

Burada güvensizlik insanın kendi beklentilerinden doğar. Çünkü hayvan iradesiyle değil, içgüdüsüyle hareket eder. Oysa insanın ayırt edici yanı iradedir; düşünerek karar verebilme ve davranışlarını yönlendirebilme kapasitesidir.

İnsandaki Güvensizliğin Kaynağı: İçgüdü ve İrade Arasındaki Çatışma

İlginçtir ki insanlar, sahip oldukları iradeye rağmen bazen en temel dürtülerinin etkisiyle —Freud’un tanımıyla “İd” baskın çıktığında— sadakatsizlik, yalan, çıkarcılık gibi güvensizlik yaratan davranışlarda bulunabilir.

Böylece güven, karşı tarafta büyük bir hayal kırıklığına dönüşür.
“En çok güvendiğim kişi beni yine yanılttı.” hissi, insan ruhunun en acı deneyimlerinden biridir.

Güvenin Döngüsü: Neden Aynı Hataları Tekrarlarız?

İnsan, yaşadığı her kırılmadan sonra “artık daha dikkatli olacağım” der. Ancak duygusal yapımız, iyimserliğimiz ve bağlanma ihtiyacımız sebebiyle güvenmeye yeniden yöneliriz. Çünkü güvenmek, insanın doğasında vardır; tıpkı hayatta kalma içgüdüsü gibi.

Belki de güvenin en büyük gücü tam burada yatıyor:
Kırılmasına rağmen yeniden kurulabilme ihtimali.

Sonuç: Güven, İnsan Olmanın En Büyük Riski ve En Güzel İhtimali

Güven ve güvensizlik arasında gidip gelmek, insan olmanın kaçınılmaz bir parçasıdır. Bitkilerden insanlara, sistemlerden duygu birlikteliklerine kadar her şeyde bir anlam, bir bağ kurmaya çalışırız. Kimi zaman güvenir, kimi zaman kırılırız. Fakat her defasında içten içe yeniden inanmak isteriz.

Çünkü güven, risk barındırsa da hayatı yaşanır kılan en değerli bağdır.

⚠️ Yasal Uyarı: Medkeşif.com'da yer alan bilgiler, yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye yerine geçmez. İlaç kullanımı ve tedaviniz ile ilgili konularda mutlaka hekiminize veya eczacınıza danışınız.

By Psk.Ömer Altun

Ben Ömer Altun. 21 yaşındayım Azerbaycan’da psikoloji lisans eğitimime devam ediyorum. Klinik psikolojiye özel bir ilgi duyuyor ve ruh sağlığı alanındaki bilimsel bilgileri herkesin anlayabileceği bir dille paylaşmayı hedefliyorum.

Web sitemizde, psikolojik bozukluklar, terapi yaklaşımları, bireysel farkındalık ve duygusal dayanıklılık gibi konulara odaklanan içerikler üretiyorum. Amacım; hem psikoloji öğrencileri hem de ruh sağlığına ilgi duyan herkes için güvenilir, kaynaklı ve güncel bilgiler sunmak.

📌 Uzmanlaşmak istediğim alan: Klinik Psikoloji
📚 İlgi alanlarım: Psikopatoloji, bilişsel davranışçı terapi, kişilik kuramları, duygusal düzenleme

📲 Daha fazla içerik için beni Instagram’da takip edebilirsiniz: @elevatepsikoloji

Bir yanıt yazın