1. Faaliyetin Məqsədi (Amacı) ve Motivasyonu
- Amaç: İnsanın faaliyeti sırasında ulaşmaya çalıştığı sonuçtur. Nihai sonuç daima faaliyetin amacı olarak ortaya çıkar ve faaliyet, daima bilinçli amaç tarafından düzenlenir.
- Motiv ve Amaç Farkı: Bazen faaliyetin motiv ve amacı örtüşse de, çoğu zaman bunlar farklılık gösterir.
- Örnek: Bir öğrencinin kitapçıyı ziyaret etmesi hem motiv (kitap alma isteği) hem de amaç olabilir. Ancak, Psikoloji ders kitabını almak onun amacı iken, yarınki seminere hazırlanmak ise onun motivi olabilir (faaliyeti başlatan sebep).
- Faaliyetin Araçları (Vasitələri): Faaliyetin gerçekleştirildiği yollardır. Bu yol ve araçların doğru seçilmesi, faaliyetin verimli bir şekilde yürütülmesinin önemli bir şartıdır.
2. Faaliyetin Yapısı ve Aşamaları
Faaliyetin yapısına; motiv, amaç, ilgili işler, bunların icrası ve değerlendirilmesi gibi bileşenler daxil edilir. Faaliyet, genellikle üç aşamadan geçer:
- Hazırlık
- İcra (Uygulama)
- Değerlendirme (Qiymətləndirmə)
- İş (İş): Faaliyetin basit bir cari meseleyi çözmeye yönelik, nispeten tamamlanmış elementidir. Her türlü maddi iş veya eylem, mekân ve zamanla bağlı belirli hareketlerden (örneğin, “a” harfini yazmak) oluşur.
- Hareket Türleri: Maddi hareketlerin yanı sıra, insanın faaliyetinde bedenin durumunu ve pozunu korumayı, yer değiştirmeyi (koşma), iletişimi sağlayan hareketler (mimik, pantomimik), anlamlı jestler ve konuşma hareketleri yer alır.
- Dış İşler: Maddi veya dış işler, hareketlerin belirli bir sistem dahilinde yerine getirilmesinden ibarettir. Bu, işin amacına, yöneldiği nesnenin özelliğine ve işin koşullarına bağlıdır (örneğin, bardağı tutmak için gereken hareketler, kalemi tutmak için gereken hareketlerden farklıdır).
3. İşin İdare Edilmesi ve Kontrolü
- Kontrol ve Düzeltme: Hareketlerin icrası, sonucunun işin son amacı ile karşılaştırılması temelinde kesintisiz kontrol altında tutulur ve düzeltilir. Kontrol ve düzeltme yeteneği bozulmuş hastalar, en basit işleri bile başarıyla yerine getiremezler.
- Sensör Kontrol: İşin kontrolü esas olarak duyu organları aracılığıyla gerçekleştirilir.
- Örnek: Deneklerin aynadaki yansımasına bakarak altıgen bir yıldızın konturunu çizmeye çalıştığı deneyde, hareket üzerindeki duyusal kontrolün rolü açıkça görülür.
- Geri Besleme Prensibi: Görme sinyallerinin 0.27 saniye geciktirildiği deneylerde adaptasyon sağlanamamıştır. Buradan, hareketlerin idare edilmesinin geri besleme (əks əlaqə) prensibi üzerine kurulduğu sonucu çıkarılır. Duyu organları bu bağlantılar için kanal rolü oynar. Bilgi kaynakları ise nesnelerin ve hareketlerin algılanan belirli işaretleri olur ve bunlar da hareketlerin veya işin yönlendiricisi (oriyentir) rolünü oynar. Bu tür geri beslemeye P. X. Anohin ters afferentasyon adını vermiştir.
4. Faaliyetin Benimsenmesi (Mənimsənilməsi)
- İnsan hayatı boyunca çeşitli iş ve hareketleri icra eder. İnsan, icra tarzlarını zaten edindiği iş ve hareketleri zorluk çekmeden, serbestçe ve hatasız bir şekilde yerine getirir, icrasına fazla zaman harcamaz. Bu, insanın o faaliyeti benimsediğini gösterir.
- Faaliyetin Teknikleri (Priyomları): Faaliyetin gidişi sırasında, insanın işleri icra, kontrol ve tənzim etmek için kullandığı yollara faaliyetin teknikleri (priyomları) denir. Bu fonksiyonlar insan tarafından hem bilinçli hem de bilinçsiz şekilde gerçekleştirilebilir.
Beynin Geleceği Görmesi ve İçselleştirme
- Geleceğin Yansıması: Beyin, henüz gerçekleşmemiş işlerin sonuçlarını önceden nasıl yansıtabilir? Maddi operasyon, bu durumda sanki içsel (ideal) faaliyete dönüşür. Nesneler üzerindeki fiziksel işler, o nesnelerin önemli özellikleri üzerindeki ideal (psikik) operasyonlarla, yani şeylerle fiziksel işlem yapmak, onların anlamlarıyla ideal işlem yapmakla ikame edilir.
- İç ve Dış Faaliyetin Bağlantısı: İnsan faaliyetinin içsel (psikik) ve dışsal (pratik) yönleri ayrılmaz bir şekilde bağlıdır.
- Dış Faaliyet: Motivasyon, idrak ve düzenleyici faaliyetle belirlenir ve düzenlenir.
- İç Faaliyet: Dışsal faaliyetle yönlendirilir ve kontrol edilir; zira dışsal faaliyet, elde edilen sonucun beklentilerle uyum derecesini ortaya çıkarır.
- İçselleştirme (İnteriorizasiya): Dışsal, pratik işten içsel, psikik işe bu tür geçiş süreci içselleştirme adını alır.
- İçselleştirme sayesinde insan psikikası, cisimlerin şu anda görme alanının dışında olan suretlerine dayanma yeteneği kazanır. İnsan, şimdiki anın çerçevesinden dışarı çıkar, serbestçe “zihninde” zamanca ve mekanca geçmişe ve geleceğe gider. İnsanın işleri, hayvanların davranışlarını belirleyen mevcut dış koşullara kölece bağımlılıktan kurtulur.
- Bu geçiş için önemli bir araç rolünü söz, vasıta rolünü ise konuşma (nitq) faaliyeti oynar. Sözler, şeylerin mahiyetini, özelliklerini ve tecrübeye dayanarak bilgiye ulaşma yollarını ayırır ve sağlamlaştırır.
- Dışsallaştırma (Eksteriorizasiya): İçsel (psikik) faaliyete dışsal (pratik) faaliyetin içselleştirilmesi sonucu olarak bakılabileceği gibi, pratik faaliyete de içsel (psikik) faaliyetin dışsallaştırılması (harfi harfine dışsal olana çevrilmesi) olarak bakılabilir.
5. Vərdişlər (Alışkanlıklar)
- Tanım: İnsanda amaca uygun hareketlerin icra ve tənzim edilmesinin kısmen otomatikleşmesidir. Veya bilinçli tekrarlar neticesinde insanda faaliyetin icra ve tənzim edilmesinin kısmen otomatikleşmiş unsurlarıdır.
- İnsan ve Otomatikleşme: Saf alışkanlıktan (vərdişdən) sadece hayvanı karakterize ederken bahsetmek mümkündür. İnsanda ise her türlü faaliyet, psikolojik haller dışında, sonuç itibarıyla bilinçle idare edilir.
- Değişiklik: İşin bir kısmının otomatikleşmesi, yalnızca bilinçli düzenleme objesini ortadan kaldırır; işin genel amacını dərk etmeyi, icra koşullarını, sonucun kontrol edilmesini ve değerlendirilmesini ise bilinç alanına çeker.
- Bu kısmi otomatikleşmeye bağlı olarak işin – alışkanlığın – yapısında aşağıdaki değişiklikler meydana gelir (metnin devamı kesilmiştir).
🏃 Faaliyetin Yapısı, Amaçları ve Alışkanlıkların Oluşumu
1. Faaliyetin Amacı ve Araçları
Faaliyetin Amacı (Məqsədi): Faaliyet sırasında insanın ulaşmayı hedeflediği sonuçtur. Nihai sonuç daima faaliyetin amacı olarak belirir. Bu nedenle, insanın faaliyeti sürekli olarak bilinçli amaç tarafından düzenlenir.
- Bazen faaliyetin motifi ve amacı üst üste düşse de, çoğunlukla bu ikisi özellikleri bakımından birbirinden farklıdır. Örnek: Bir öğrencide olmayan herhangi bir kitabı almak için kitapçıya gitmesi, hem motiv hem de amaç rolünü oynayabilir. Ancak Psikoloji ders kitabını almak onun amacı olabilirken, yarınki seminere hazırlanmak için gitmesi motivi olabilir (faaliyeti başlatan içsel neden).
- Faaliyetin Araçları (Vasıtaları): O faaliyetin gerçekleştirildiği yollardır. Bu yol ve vasıtaların doğru seçilmesi, faaliyetin verimli bir şekilde yürütülmesinin önemli bir şartıdır.
Faaliyetin yapısı genel olarak; motiv, amaç, ilgili işler (eylemler), bunların icrası (yerine getirilmesi) ve değerlendirilmesi gibi bileşenleri içerir. Faaliyetin üç aşamadan geçtiği görülür:
- Hazırlık
- İcra (Uygulama)
- Değerlendirme
2. İş ve Hareket
- İş (Eylem): Faaliyetin basit bir güncel sorunu çözmeye yönelik, nispeten tamamlanmış öğesidir. Maddi iş veya eylem, mekân ve zamanla bağlı belirli hareketlerden oluşur. Örnek: “a” harfini yazmak.
- Maddi hareketlerin yanı sıra insan faaliyetinde bedenin durumunu ve pozisyonunu korumayı, yer değiştirmeyi (koşma), iletişimi (mimik, pantomimik, anlamlı jestler) ve konuşma hareketlerini içeren eylemler de bulunur.
- Dış İşler: İşin amacına, yöneldiği nesnenin özelliklerine ve çalışma koşullarına bağlı olarak belirlenen bir sistem dâhilinde hareketlerin yerine getirilmesinden ibarettir. Örneğin, bardağı tutmak için gereken hareketler, kurşun kalemi tutmak için gereken hareketlerden farklı düzenlenmelidir.
3. İşin İdare Edilmesi ve Kontrolü (Geri Besleme)
- Kontrol ve Düzeltme: Hareketlerin icrası, sonucun işin son hedefi ile karşılaştırılması temelinde kesintisiz kontrol altında tutulur ve düzeltilir. Bu tür kontrol ve düzeltme yeteneği bozulmuş hastalar en basit işi bile başarıyla yerine getiremezler.
- Sensör Kontrol: İşin kontrolü, esas olarak duyu organları aracılığıyla gerçekleştirilir.
- Gözlem: Hareket üzerindeki duyusal kontrolün rolü, bir kişinin aynadaki yansımasına bakarak geometrik bir şeklin (örneğin altı köşeli yıldızın) konturunu çizmesi gereken deneylerde açıkça görülür.
- Ters Afferentasyon (Geri Besleme Prensibi): Hareketlerin yönetimi ters bağlantı (geri besleme) prensibi üzerine kuruludur. Duyu organları bu bağlantılar için kanal görevi görür. Bilgi kaynakları ise nesnelerin ve hareketlerin algılanan belirli işaretleri olur ve bunlar da hareketlerin veya işin yönlendiricisi (oriyentiri) rolünü oynar. Bu tür ters bağlantıya P. X. Anohin ters afferentasyon adını vermiştir.
4. Faaliyetin Mənimsənilməsi (Benimsenmesi) ve İçselleştirme
- İnsan, zaten icra tarzlarına hâkim olduğu iş ve hareketleri zorlanmadan, hatasız ve hızlı bir şekilde yerine getirir; bu, o faaliyeti benimsediğini gösterir.
- Faaliyetin Teknikleri (Priyomları): Faaliyet sırasında insanın işleri icra, kontrol ve tənzim etmek için kullandığı yollara denir. Bunlar hem bilinçli hem de bilinçsiz şekilde gerçekleştirilebilir.
İç ve Dış Faaliyetin Dönüşümü
- İçselleştirme (İnteriorizasiya): Dışsal, maddi operasyon, sanki içsel, ideal faaliyete dönüşür. Nesneler üzerindeki fiziksel işler, o nesnelerin önemli özellikleri üzerindeki ideal (psikik) operasyonlarla (yani, şeylerle fiziksel işlem yapmak, onların anlamlarıyla ideal işlem yapmakla) ikame edilir.
- Bu, dışsal, pratik işten içsel, psikik işe geçiş sürecidir.
- İçselleştirme sayesinde psike, görme alanının dışında olan nesnelerin suretlerine dayanma yeteneği kazanır. İnsan, “zihninde” geçmişe ve geleceğe geçebilir ve mevcut dış koşullara kölece bağımlılıktan kurtulur.
- Bu geçiş için önemli bir araç rolünü söz, vasıta rolünü ise konuşma (nitq) faaliyeti oynar.
- Dışsallaştırma (Eksteriorizasiya): İçsel (psikik) faaliyetin dışsal (pratik) faaliyete dönüşmesi sürecidir.
5. Vərdişlər (Alışkanlıklar) ve Antispasiya
Vərdiş (Alışkanlık): İnsanda amaca uygun hareketlerin icra ve tənzim edilmesinin kısmen otomatikleşmesidir. Veya bilinçli tekrarlar sonucunda faaliyeti icra ve tənzim etmenin kısmen otomatikleşmiş unsurlarıdır.
- Alışkanlığın oluşumu, hareketlerin icra ve tənzim edilmesinde bir dizi yapısal değişikliğe yol açar:
| Alışkanlık Oluşumunda Değişiklikler | Açıklama |
| 1. Hərəkətlərin Birleşmesi | Ayrı ayrı icra edilen hareketler, fasılasız olarak tek, karmaşık bir eylemde birleşir. |
| 2. Gereksiz Hareketlerin Eliminasyonu | Artık ve lüzumsuz hareketler ortadan kalkar. İcra hızı artar ve hareketlerin uyum yeteneği (örneğin iki elle aynı anda icra etme) gelişir. |
| 3. Sensör Kontrolün Değişimi | Görmə nəzarəti yerini büyük ölçüde hərəki (kinestetik) nəzarətə bırakır. İşin sonucunu kontrol etmek için gerekli yönlendiricileri hızla ayırt etme yeteneği gelişir. |
| 4. Merkezi Tənzimin Değişimi (Antisipasiya) | Dikkat, işin yöntemlerini kavramaktan kurtulur; koşullara ve sonuca odaklanır. Hesaplama ve diğer zihinsel işlemler hızla ve bütünleşik (sezgisel) olarak gerçekleşir. |
- Antisipasiya (Ön Tahmin): Kullanılması gereken bütün bir teknikler serisinin bilinç tarafından önceden haber verilmesi (tahmin edilmesi) anlamına gelir.
6. Mümarisələr (Tekrarlı Eğitimler) ve Gereklilikler
Mümarisələr (Tekrarlı Eğitimler): Bilinçli ve amaç odaklı tekrarlar olup, işin veya faaliyetin iyileştirilmesine, ilgili beceri ve alışkanlıkların oluşmasına hizmet eder.
Vərdişlerin verimliliği için tekrarlı eğitimlere (mümarisələrə) getirilen temel psikolojik gereklilikler şunlardır:
- Məqsədin Bilinçliliği: Mümarisələrin verimliliği, öncelikle konulan fikri amaçtan (zihinsel hedeften) asılıdır. Amaç net olduğunda, öğrenciler niçin ve nasıl icra edeceklerini anladıklarında, ilgili beceri ve alışkanlıkları edinmeleri kolaylaşır.
- Çeşitlilik: Mümarisələrin sonucu, onların çeşitliliğine bağlıdır. Aynı tip alıştırmaların sürekli tekrarı yorgunluğa ve dikkatin azalmasına neden olur.
- Kafi Miktar: Uygulanan mümarisələrin miktarı önemlidir; öğrenilen materyalin karakterine ve öğrencilerin bilişsel imkanlarına bağlı olarak farklılık gösterir.
- Sonucu Bilmek ve Səhvləri Anlamaq: Öğrenci, icra ettiği mümarisənin sonucuyla tanış olmadığında ve hangi hataları yaptığını anlamadığında, mümarisə önemini yitirir. Səhvini anlamayan kişi, bazen aynı hatayı defalarca tekrarlar ve hatalı alışkanlıklar edinir.
7. Alışkanlıkların Qarşılıqlı Təsiri (Etkileşimi)
- İlerleme ve Gerileme: Bir alışkanlık ne kadar çok ve sık uygulanırsa, o kadar otomatikleşir ve sağlamlaşır. Aksine, kazanılmış bir alışkanlık uzun süre kullanılmadığında, giderek söner ve gerilemeye (tənəzzülə) uğrar.
Keçirilmə (Transfer) ve İnterferensiya (Çakışma)
Kazanılmış alışkanlıkların birbiriyle etkileşimi iki şekilde ortaya çıkar:
- Müsbət Keçirilmə (Pozitif Transfer / İndüksiyon): Önceden oluşmuş alışkanlıklar, yeni bir alışkanlığın oluşumunu kolaylaştırır ve ona olumlu etki yaparsa, buna alışkanlıkların müsbət keçirilməsi veya indüksiyonu denir. (Örneğin, piyano çalmayı bilmenin org çalmayı kolaylaştırması).
- İnterferensiya (Negatif Transfer / Çakışma): Önceden oluşmuş alışkanlıklar, yeni bir alışkanlığın oluşumunu zorlaştırır ve yavaşlatırsa, bu hale alışkanlıkların interferensiyası denir.
💡 İşlemler, Beceri, Alışkanlık ve Kurulum (Ustanovka)
İşlerin operasyona (eyleme) dönüşmesi, ancak belirli psikolojik faaliyet, benzerlik ve genelleme temelinde mümkün olur. İşin merkezi düzenleme yöntemlerinin kendilerinin, daha doğrusu psikolojik işlerin operasyona çevrilmesi de mümkündür.
- Örnek: Aynaya bakarak sol elle bir nesnenin konturunu çizerken hareketleri düzeltmekle ilgili oluşan alışkanlık, sağ elle çizme alışkanlığına transfer (keçirilmə) etmiştir. İnsanda benimsenmiş işlerin transfer halleri ne kadar geniş olursa, o kadar çok şey öğrenmiş olur ve faaliyetleri o kadar verimli olur.
İnterferans (Mənfi Təsir): Önceden oluşmuş alışkanlıkların yeni alışkanlıkların oluşumunu olumsuz etkilemesi ve onu yavaşlatması interferans olarak adlandırılır.
4. Beceri (Bacarıq) ve Âdetler (Adətlər)
A. Beceri (Bacarıq)
- Öz: Beceri, eksteriorizasyon (dışsallaştırma) – bilginin pratik işlerde canlanmasını talep eder. Başlangıç noktası, bilgilerin ideal (psikolojik) seviyede bilinçte işlenmesidir. Sonucu ise pratik işlerin, o ideal faaliyetin sonuçlarıyla düzenlenmesinden ibarettir.
- Tanım: Beceri, sübjektde mevcut olan bilgi ve alışkanlıklarla faaliyetin amaca uygun şekilde düzenlenmesi için gerekli olan karmaşık psikolojik ve pratik işler sistemine sahip olmayı öngörür.
- Beceri Sisteminin Bileşenleri: Amaca bağlı bilgilerin seçilmesi, amaç için önemli özelliklerin ayrılması, buna dayanarak sorunun çözümüne yönelik değişim sisteminin belirlenmesi, değişimlerin gerçekleştirilmesi, sonuçların amaçla karşılaştırılarak kontrol edilmesi ve bu doğrultuda sürecin düzeltilmesi.
- Basit Tanım: Beceri, belirlenen amaca uygun olarak iş tekniklerinin seçilmesi ve uygulanması için ilgili bilgi ve alışkanlıklardan yararlanılmasıdır.
Beceri Kazanmanın İki Temel Yolu:
- Deneme-Yanılma Yolu: Faaliyeti benimseyen kişi, gerekli bilgilere sahip olur. Görevi, bu bilgileri gereken yerde verimli bir şekilde uygulamaktır. İnsan, ilgili bilgileri hata ve deneme yoluyla ortaya çıkararak bu görevi çözmeye çalışır.
- Öğretmenin Yönetimi Yolu (Pedagojik Psikolojide Verimli Yol): Öğrencilerin bilgileri uygulaması için gerekli olan psikolojik faaliyetinin öğretmen tarafından yönetilmesinden ibarettir. Bu yol şunları içerir:
- a) Öğrencinin genelleştirilmiş kuralı anlaması.
- b) Yeni sorunun çözümü sürecindeki ters bağlantı (geri besleme).
- Fark: Vərdişlərdən farklı olarak beceriler, daima aktif zihinsel faaliyete dayanır ve mutlaka düşünmeyi bu faaliyete dahil eder. Gerekli zihinsel kontrol, becerileri alışkanlıklardan (vərdişlər) ayıran başlıca özelliktir.
B. Âdetler (Adətlər)
- Tanım: Âdetler de alışkanlıklar gibi işin/hareketlerin otomatikleşmesidir. Ancak vərdişlərdən farklı olarak, âdet oluştuğunda o iş veya hareketin icrası insanın bir ihtiyacına dönüşür. İnsan, sürekli olarak o ihtiyacını gidermeye çalışır.
- Örnek: Bir öğrencinin derste yerinden konuşmayı amaç edinmemesi, ancak birkaç kez yerinden konuşması ve buna âdet edinmesi.
- Âdetlerin Nitelikleri: Âdetlerin olumlusu ve olumsuzu vardır.
- Olumlu Âdetler: Büyüklere yer vermek, başkasının sözünü kesmemek.
- Olumsuz Âdetler: Büyüklere karşı kayıtsızlık, kabalık, derste yerinden laf atmak.
5. Kurulum (Ustanovka) Faaliyetin Yapısal Bileşenlerinden Doğan Hərəkətverici Amil Kimi
- Tanım: Faaliyete dərk edilməyən (bilinçsiz) teşvikler arasında en çok incelenen kurulumdur (ustanovka). Kurulum denildiğinde, ihtiyacı belirli bir şekilde gidermeye yönelik hazırlık hali kastedilir. Kurulum, belirli bir faaliyet yoluyla o ihtiyacın giderilebileceği, kişinin bilinçli olmayan hazırlık halidir.
D. N. Uznadze’nin Deneyleri ve Bulguları
- Konum: Uznadze, kurulumun merkezi sinir sisteminde oluştuğunu ve sadece çevresel (periferik) kısmın faaliyetinin ürünü olmadığını belirlemiştir.
- Deney: Yapılan deneylerde, belirleyici deneylere katılmamış olan sol el için de illüzyon (yanılsama) oluşması, kurulumun merkezi bir süreç olduğunu gösterir. Görme alanında da benzer olgular elde edilmiştir.
Toplumsal Hayatta Kurulumun Rolü
- Psikoloji, toplumsal hayatta da kişiliğin sabitlenmiş kurulumlarının ortaya çıktığı, Uznadze’nin belirlediği olgulara benzeyen davranış biçimlerini ayırt eder.
- Örnek: Birinci sınıf öğrencilerinin öğretmene karşı kurulumu: Öğretmenin her hareketini eleştirmeden yerine getirmeye hazırlık durumu.
- Önyargılı Tutumlar: Bazı insanlarda muhataplara karşı katı ve titiz, bilim adamlarına karşı dalgın ve beceriksiz, ticaret çalışanlarına karşı ise hilekâr ve karmaşık insanlar olarak görülen tutum, kurulum ile açıklanır. Bu kurulumların özünü, önceden oluşmuş yanlış kanılar (kanaətlər) teşkil eder.
- Yanlış Kanı Kaynakları:
- Kişinin kendi tecrübesine ait bazı olgulardan aceleci ve yeterince temellendirilmemiş sonuçlar çıkarması.
- Düşünce stereotiplerinin (belirli bir toplumsal grupta kabul edilmiş standartlaştırılmış hükümler) eleştirel olmayan bir şekilde benimsenmesi.
- Kurulumun Niteliği: Toplumsal hayatın çeşitli olgularına karşı kurulumlar pozitif veya negatif olabilir. Negatif kurulumlar, önceden oluşmuş yanlış fikir (önyargı) karakteri taşır.
- Bilinçlilik Düzeyi: Kurulumların bilinçsizlik derecesi az veya çok olabilir. İnsanın kendi pozisyonunu açıklığa kavuşturması ve ifade etmesi gerektiğinde, önceden bilinçsiz kurulum olarak ortaya çıkan durum, artık bir kanaat (əqidə), yani faaliyetin tamamen bilinçli bir motifi olarak tezahür eder.
